Aile

Sevgisinin Arkasında Hep Bir Ceza Vardı

T
TepedenKurtulan · 10.07.2026 · 3 dk okuma
Üç yıl önce Mert'le tanıştığımda, sanki beni aradığı kişi olduğumu hemen anlamış gibiydi. Çok dikkatli, çok ilgili, çok... her şeyi kontrol eden. İlk başta bunu sevgi sandım. Arkadaşlarımla çıktığımda nereye gittiğimi, kiminle olduğumu sorması başlarda tatlı geldi; "endişeli" dediğini söyledi. Aylar geçtikçe bu sorular artıyor, cevaplarım yetersiz kalıyor, açıklamalarım yeterince detaylı değilmiş oluyordu.

Bir gün telefon geçmişini kontrol etmeyi teklif etti—"senin için, paranız ın veya daha ciddi bir tehdit olup olmadığını anlamak için", dedi. Kabul ettim çünkü korkuyordum. Korkuyordum ama neden korktuğumu o zaman bile anlayamadım. Sonra erkek arkadaşların sayısı artınca (evet, akrabalarım bile sayılıyordu) hep bir komplo hissine kapılıyor, eve gelmeden önce saatlerce "affinity" açıklamalar hazırlıyordum. "Neden Ali'yi Instagram'da takip etmeye ihtiyaç duyuyorsun?" "Eğer beni gerçekten seviyorsan, bu arkadaşlıkları kesersin." Kestim.

işi terk etmeye karar verdiğimde, karar veremiyordum aslında—o verdi. "O ortamdaki erkeklerin seni istediğini görüyorum," dedi, "beni rahatsız ediyor." Annem bunu tuhaf buldu ama ben kendi kararımı vermiş hissettiğim için uzun süre sessiz kaldım. Evde kaldığımda daha rahat olabileceğini söyledi; ben de inanmaya başladım. Halbuki daha kontrol kolaylaşmış, daha az yerden kaçış seçeneğim kalmışmış sadece.

Sonunda kırılma anım çok dramatik değildi. Annemi arayan Mert'i, telefonun arkasında benim iznim olmadan yalan söylerken duydum. Çok basit bir yalan, ama o an her şey netleşti—senelerce bana "açık ol, saklı şey varsa ayrılırız" diyen, emrime müfredat ayarlayan bu kişi, neden açık olmadan yalan söyleyebiliyordu? O gece ilk kez kendi kendime "sen onu mu seversin, yoksa kontrol altında olmaktan mı alışkın?", diye sordum. Cevap beni yok etti.

Ayrılma süreci hâlâ devam ediyor; intikamını almak istediğini söyledi, benimle konuşan herkesin "beni işleteceğini" söyledi. Terapi buldum, annemle yeniden konuştum. Çok yavaş adımlar atıyorum, ama en azından ne doğru ne yanlış olduğunu sorgulayabiliyorum artık. Belki bu, bir insanın kendine geri dönerken atmak zorunda olduğu en önemli adım.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Psikolojik tanı, terapi veya profesyonel danışmanlık yerine geçmez.

Sence kim haklı?

Yorumlar
(0)