Dört yıl boyunca bir ilişki içinde yaşadığım ama kendimi hiç tanımadığım başladığında bile bunu fark edememiştim. Gözler kapalı bir yolculuk başladı 2018'de, üniversitenin son yılında onunla tanıştığımda. O zamanlar o çok başarılı ve kararlı biriydi; ben ise henüz kim olduğunu buluyor, neyi istediğini sorgulamaya çalışan bir ergen gibiydim. Belki de bu yüzden öyle kolayca çekilip gittim onun uzantısı olmaya.
Aşama aşama değişti her şey. Önce hobi tercihlerim uydu—o klasik müzik severdi, ben de hemen klasik müzik severim dedim. Sonra arkadaş grubu değişti; kendi arkadaşlarımla buluşmalar o kadar seyrek hale geldi ki, onlar benim adımı unuttular neredeyse. Yeni iş tercihimi bile o belirlemişti aslında—'Medya iyidir, sen medyada kal' dediğinde ben de sesi protesto etmek için cesaretimi bulamadım, hatta haklı buldum onu.
Evliyetin gözleri benim çakıl taşının çapı kadar daralmıştı. İşte o dönem, akşam ekmek alışverişine giderken sokakta kendi insan sesime rastladığımı hatırlıyorum. Birisi beni sormuştu, 'Sen kaç yıldır bu iş yapıyorsun?' diye, ve ben hiç cevap verememişti. Çünkü ben iki yıldır medyaysa çalışmış, ama neden çalıştığını, neyi sevip sevmediğimi unutmuştum. O anlamıştı bilsin diye seçme yaparak hayatımı içeri çekerek.
Bir gece—Şubat'ın son haftası, salı günüydü—evinin oturma odasında oturmuş gökyüzüne bakıyordum. O işte geç kalacaksa, ben yatağa gitmeden önceki boş saatim vardı. Kitap açmak istedim, kendi kitabımı okudum ama anlamadım hiçbir şeyi, çünkü günü kullanmak gerekiyordu onunla bir aktivite paylaşmak için. Sonra ayna açtığında—banyo aynası, tıraş ederken her gün baktığım ayna—yabancı bir yüz gördüm. Çizgiler daha fazla, gözler daha kapalı, ve tatlı bir gülümseme yoktu, sadece bir itaat ifadesi vardı.
Ayrılma kararını bir gece uyku üstüne verdim. Kendi başına alınan ilk karar gibiydi, ve bu kadar aptal hissettiğim hiç olmamıştı. Çünkü dört yıl boyunca hiç kimseyi yanıltmış değildim; kendimi yanıltmışım. O benden hiçbir şey çalmadı—ben kendi ellerimle verdim, tartmadan. Belki de bu yüzden ayrıldıktan sonra bile suçlu hissettim kendimi, sanki ben yanlış bir seçim yaptığım için hayatı mahvoldum. Ama bir hafta sonra, sessizliğin içinde, buldum ilk kez kendi fikirlerimi.
Evlilik
Ayrılma Kararını Kendime Almaktan Çok Korkuyordum
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Psikolojik tanı, terapi veya profesyonel danışmanlık yerine geçmez.
Sence kim haklı?
Yorumlar
(0)