İtiraflar
Kardeşim bana borç para verdi, kendi başına başında kalması lazımdı. Ama ben o parayı tamamen başka bir şeye harcadım, oyun oynamak için. Şimdi her seferinde bana sormaktan çekinir gibi davranıyor ve ben de hiç geri veremeyeceğimi biliyorum. Onun yüzüne bakamıyorum artık.
Babasının trafik kazasında hayatını kaybettiğini öğrendiğinde, arkadaşım bana sarıldı ve ağladı. Ben de ona sarılmıştım ama içimde hiç bir şey hissetmedim. Sadece mekanik olarak omuzunu tuttum. Şimdi onu her gördüğümde suçluluk hissiyorum çünkü o gün empati gösteremedim.
Arkadaşımın eksik kaldığı ödevin cevaplarını bilgisayarında buldum. Haber vermeyip kendim kopyaladım, öğretmen de benimkini çok beğendi. O an gurur hissetmiştim ama şimdi her karşılaştığımızda suçlu hissediyorum.
Kız kardeşimin erken uyandığı sabahları çalışma masasından çıkan notları okudum. Üniversite başvurusu için hangi bölümlere yazacağını, hedeflerini, korkularını öğrendim. Hiç söylemedim. Sadece o gün ona çikolata aldım.
Anneme yalan söyledim, iş görüşmesine gitmediğimi. O sabah hazırlandığını gördüm, bana başarı diledi. Tren istasyonunda oturdum kahvenin birinde, saatlerce. Eve döndüğümde 'çok iyi gitti' dedim. Hala aynası var orada, duvarında benim fotoğrafım.
Babayla sessizce kahvaltı yapıyoruz, o gazeteyi okuyor ben kahvemi yudumlarken. Mesleği hakkında bir soru sorduk, "İşler iyi gidiyor" dedi sadece. Ama biliyorum çünkü annemi telefonla konuşurken duydum: işten çıkarma tehlikesi var. Babanın muhabbet yapma çabasını görüp ağzını kapatmasını görüp, hiç soru sormadığım için kendimi suçlu hissediyorum. Konuşabilir miyiz bilmiyorum, söyleyip daha da ağırlatır mıyım korku verdi.
Lisede bir kız vardı, çok yakındı benimle ama ben asla söylemedim. Yıllar sonra sosyal medyada buldum, mutlu görünüyordu. Hala bazen profiline girip eski fotoğraflarına bakıyorum, hiç söylemeyeceğim bunu kimseye.
Arkadaşımla kahvede oturup gelecek planları konuşurken, o iş hayalinden bahsederken ben sessiz kaldım. Aslında ben de aynı işi istiyorum, hatta geçen ay başvurdum ve alındım. Ama hiç söylemedim çünkü biliyorum bu beni onun gözünde başarılı kılarken, o başarısız hissedecek. Şimdi suçluluk içinde gülümsüyorum ve "sen de başvur" diye öneriyorum.
Kız arkadaşımla 3 yıl birlikteydik. Ayrıldıktan sonra onun Instagram'ını kontrol etmeyi bırakamadım. Her gün, bazen günde 5-6 kez. Yeni bir adamla fotoğraf gördüğümde midemi bulanır hale geldi. Arkadaşlarım fark ettiklerinde dediler ki bu hastalıklı ve kendimi çekemeliyim. Haklı olduklarını biliyorum ama hala yapıyorum. Aylar geçti, iyileştim sandım ama geçen hafta şarkısı çaldı, hemen profiline baktım. Bunun hep böyle olacağını hissediyorum.
Erkek arkadaşımın benim için harcadığı parayı aklımda tutuyorum. Hediyeler, yemekler, geziler... hiçbirini unuttum. Bazen hesap yapıyorum kafamda, sanki bir gün geri ödemem gerekecekmiş gibi. Belki de onu sevmediğimi o yüzden hissediyorum. Sevseydim bu sayıları aklımda tutmazdım.
Sosyal medyada çocuk fotoğrafı paylaşan arkadaşlarıma bakınca kendi çocukluğumun ne kadar yoksun geçtiğini düşünüyorum. Onlar tatil fotoğrafları paylaşırken, ben annemi sigara içerken hatırladığım fotoğraflar çekerdim. Şimdi kendi çocuğumla fotoğraf çekiyorum ama tabi yapabileceğim en iyisi bu, hala yeterli değilmiş gibi hissediyorum. En berbat tarafı da çocuğuma sadece başarılı olmayı söyleyişim; anneme yapılanın aynısını tekrarlıyorum ve bunu fark ediyorum ama duramıyorum.
İşe gitmeden önce tuvalette 20 dakika oturuyorum sadece sakinleşmek için. Müdürüm yüzüne bakamıyorum çünkü geçen hafta yaptığım hatayı gizledim. Her sabah midesi bulanıyor, ama istifa etmeye de cesaretin yok. Ailedeki ilk üniversite mezunu olarak başarısız olamam diye baskı yapıyorum kendime.